Hazır mıyız?

Başlayalım o zaman!

Google: En yakın arkadaşımı nasıl ayartırım? Enter.

Sinsigüllere rakip sssssss yılan Serdarlar. Bu grup hayatımıza tamamen kendi istekleriyle dahil olur ve bizim sevdiğimiz ne varsa çok sever. Onunla çok mutlu ve harika hissederiz. Genelde sevgilisi yoktur Serdar’ın ama zaman zaman bize bir yenge bulduğunu söyler. Onunla ağlar ve yine onunla güleriz, birkaç gün görüşmemek mi -hayıır dostum, dayanamayıp koşa koşa ona gideriz.

Biz gerçek bir arkadaş zannederken, bir gün, bir sevgili edindiğimizde bütün olumsuzluklarını üzerimize yayar. 30 yaşımızda evlenecektik triplerine girer. Biz o dostluğu kaybettiğimize yanarız. Sanırlar ki kadın ve erkek arkadaş olamaz! Olur canım! Aklı selim insanlar gayet iyi arkadaş olur.

Kafeye girince masaları kesin hangi masada anahtar, parliament ve şişkin cüzdan varsa bizim Şekilci Semih oradadır!

Hayatımızda Bir Kez Mutlaka Denk Geldiğimiz Ve 'Bu Kadar Oynama, Ucunda Oscar Yok' Demek İstediğimiz Erkek Tipleri Belgeseli!

Şekilci Semih’ler enteresanlardır, bazen semt çocuğu olurlarken bazen aşırı entelektüel bir kişiliğe bürünürler. Yer yer maço bir tavır sergilerken, genelde avlarına yaklaşırken şirin bir kediye dönüşürler.

Nargileyi seven Semih’ler gece kulüplerinde de localardadır. Dizilere özenip mafya gibi takılmaya da özen gösteren Semih’lere Çukuğrettin ismini yakıştırdım.

Son duyumlara göre mangalda kül bırakmayan Tufan’nın, annesine ‘başkasıyla evlenmek istemediğini’ yine söyleyemediği belirlendi!

Hayatımızda Bir Kez Mutlaka Denk Geldiğimiz Ve 'Bu Kadar Oynama, Ucunda Oscar Yok' Demek İstediğimiz Erkek Tipleri Belgeseli!

Bizler annemizi herkes gibi çok sever ve saygı gösteririz ama Tufan’lar öyle değildir, onlar hayatın kendilerine ait olduğunu anlamazlar. Hayatlarını annelerinin kendi ömürleriymiş gibi kullanmalarına, anneleri neyi ve kimi seviyorsa, veya ne istiyorsa yapmalarına izin verirler.

Tahir olmak kolaydır da Tufan olmak da ne biliyim.

Mahallenin nazar boncuğu, ahlak abidesi: İşimdeyim, gücümdeyim Necati!

Hayatımızda Bir Kez Mutlaka Denk Geldiğimiz Ve 'Bu Kadar Oynama, Ucunda Oscar Yok' Demek İstediğimiz Erkek Tipleri Belgeseli!

Bir Necati sabahın erken saatlerinde işinin başında olur ve anında hikaye paylaşır. Necati’ler genelde evli olmakla beraber ara ara nişanlı ya da ciddili bir ilişki içinde bulunmaları kaçınılmazdır. Bu tayfa Artvin’e işe gidip oradan Batum’a aleme, kumara akan tayfa ile aynı kafadadır.

Ailesine ve çevresine namus dersi veren Necati’ler ve kendileri gibilerle birlikte bin türlü naneyi yerler. Ben Necati’lere Şükür Osman ismini de yakıştırdım, sizi bilemem.

Entelektüelim, bohem takılırım ve cahillerle işim olmaz. İmza: Ziya Can İŞSİZ

Hayatımızda Bir Kez Mutlaka Denk Geldiğimiz Ve 'Bu Kadar Oynama, Ucunda Oscar Yok' Demek İstediğimiz Erkek Tipleri Belgeseli!

Ziya Can’lar lisede havalı olduğu yılların etkisinden çıkamamış, hayatları laf sokma sanatı üzerine kurulu ya da takmıyormuş gibi rol kesme ile yürüyen hafif tiki bir gruptur.

Ziya Can tanıştığı kadınlara da daha bir şey paylaşmadan ‘ten uyumu önemli, önce ten uyumumuz tutacak mı bakalım, benim eve geçeriz’ diyen biridir. Hem kültürel birikimleri hem de hayat tecrübeleriyle bize aktardıklarına ha *iktir deriz. Tepki tanıdık geldiyse genelde çalışmadıklarını da belirtmek isterim.

Daha binlerce çeşit var ancak kısa keselim bakalım 🙂

Hayatımızda Bir Kez Mutlaka Denk Geldiğimiz Ve 'Bu Kadar Oynama, Ucunda Oscar Yok' Demek İstediğimiz Erkek Tipleri Belgeseli!

Bence herkes maskelerini çıkartsın ve yüz yüze konuşalım. Bu şekilcilikler, bu hayalcilikler ve sahte roller, hepsini kaldıralım ortadan. Hem erkekler hem de kadınlar için söylüyorum bunu, herkes kimse o olsun.

Saygılı olalım birbirimize,

Hayatımızda Bir Kez Mutlaka Denk Geldiğimiz Ve 'Bu Kadar Oynama, Ucunda Oscar Yok' Demek İstediğimiz Erkek Tipleri Belgeseli!

Saygının getirdiği sevgiyi hissedelim, bırakalım ‘kim ne der?’ düşüncelerini. Kimse için değişmeyelim, başkaları kansın diye kendimizi kandırmamızın alemi yok.

E tabii ki karakteri öyleyse de yapacak bir şey yok artık

Burcistan

 

Hellö, Kalabalıkların kalabalığı İstanbul'dan uuuuuppuzaklara çok uzaklara sesleniyorum: burası benim dünyam! Hoş geldiniz efendim :)