Hellö bence,

Mis gibi tertemiz ve bembeyaz bir odada uyandınız bugün,

‘Nasıl geldim buraya ‘daha demin evdeydim” kafasından çıkıp etrafta dolaşıyorsunuz. Hesapta milyonlar, kasada mücevherler, mutfakta kokteyller. İçeriden bir ses -kalk ağzına yandımın kalk geç kaldın.

Kusura bakmayın canım, cepte metelik olmayınca daha fazla yazacak bir şey bulamadım.

Gelelim konumuza, belki ultra lüks hayaller kuramıyoruz ama hepimiz bir evin, evliliğin ya da bireysel olarak tek başımıza yaşamanın hayalini kuruyoruz.

Kanayan Yaramız: Evliliği

Zırvalama geç diyorsanız, evliliğe gelelim;

Ya siz neyin peşindesiniz? Adetçi, çeyizci, ruh hastaları. Tamam anladık artık aşktan yanıp o yüzden evlenmiyorsunuz, Instagram fotoğrafları, Facebook yorumları daha önemli.

Birine ağı attınız mı küt yapıştırıyorsunuz ısmarlama evlilik teklifi resimlerini.

Gerçekten daha en başında samimiyetsizsiniz. Ya yüzüğü 5 taş olmadığı için fotoğraf çektirmeyen, teklif erteleyen duydu bu kulaklar.

Kanayan Yaramız: Evliliği

Bu modeller önce baş eti yiyor, bir çeşit virüs gibi evilevilevil partnerinin beynini yiyor ve totaliter rejim gibi adamı evlilik istediğine ikna ediyor ve çoğu asla adamın karakterine bakmıyor. Hatta geneli bir günü kavgasız geçmemiş ilişkisini, ileride hakaretler duyacağını bile bile evliliğe taşıyor (ki tam burada ‘lanet olsun içimizdeki toplum baskısına’).

Kanayan Yaramız: Evliliği

Kızlar biraz sakin olmalısınız. Gerçek aşkı ya da gerçek uyumu yakalayabilirsiniz, bu acele niye?

Mesela üniversite okuyun birkaç tane ama ot gibi değil, eğitim hayatınızı canlandırın ve kendinizi geliştirin. Daha çok kişisel gelişim kitabı okuyun. Ben en çok kocasıyla kimlik kazanan kadınlara üzülüyorum. Hatta bizzat bir akraba kızı şöyle demişti ‘4000₺ maaş alıyorum’ bu kız evlendikten sonra çalışmadı ve zaten hiçbir vasfı yok, kocasının maaşını öyle benimsemiş ki sanki kendi çalışıyor gibi ‘alıyorum’ diyor.

Oysa kendini geliştirse bunun övünülecek bir şey olmadığını anlar.

Şiddet gören kadınlarımız var ne yazık ki. Hem de ne okul tanıyor şiddet, ne mevkii, ne makam. Çok sevmiş fakat herif manyak çıkmışsa, aile vermiş el mahkum o hayata mahkumsa veya çok çok farklı mecburiyetleri varsa mecburiyet durumu çok farklı ve hassas.

Kanayan Yaramız: Evliliği

Hiçbir canlı şiddetin hiçbir türünü hak etmez.

Mecbur katlanan kadınlarımızın bir küçücük ışığı olsa, onlar o minnacık parıltıyı alır güneşe çevirirler. Keşke herkese koşabilsek, yetişebilsek. Biz sesimizi çıkarmaya devam edeceğiz ve elbet tüm yardım isteyenlerin yanında olacağız.

Gelelim bile isteye şiddeti benimseyen anormal kadınlara!

Kanayan Yaramız: Evliliği

Dayağı yiyip oturanlar, öldürülmeyi bekleyenler. Bu kızcağızların psikolojisi gerçekten çok bozuk. Hayatlarını sadece o dayakçı piçle geçirebileceklerini zannediyor, her sopadan sonra mutluluk maskesi takıp aman ağzımızın tadı kaçmasın Ali Rıza Bey diyorlar. Biz kadınlar ezilmesin diye mücadele ettikçe bu bir grup kızımız yaşadığını aşk sanıp yardım elini tutmuyor. Sakın bana iç yüzünü biliyor musun falan demeyin, biliyorum. Sırf sahte mutlu evlilik imajı, parıltılı instagram profili bozulmasın diye ayrılmayan, hayatı kendine zehir eden insanlar var. Çevremde var. Gerçekler. Biz güçlüyüz dedikçe, gel elini tutalım dedikçe onlar kaçıyor.

Mesela evi kendisinin olan ve maaşı olan bir kadın düşünün:

Her gün dayak, hakaret yesin üstüne aldatılsın. Herkesten her şeyi gizlesin. Neden katlanıyorsun sorunuza ‘benim bir aile düzenim var, düğünümüz cemiyetimiz oluyor millet ne der ben boşanmam nasıl olsa yaşlanacak’ desin. Ne yaparsınız? Biz kafayı yedik.

Bana babam karışamaz sen kimsin diyen tayfa belalı gelinler!

Kendini kandıran kızlar bu belalı gelin grubuna dahil. Sadece arkadaşlarına ahkam keser, herkesin ilişkisini eleştirir. Kendilerine geldi mi hemen kocişkosunun biriciği olurlar. Bu kadınlar kendi yapmak isteyip yapamadıklarını hep diğer insanlardan çıkarırlar.

Kanayan Yaramız: Evliliği

Çoğu mutsuzluğunu çevresinde kim varsa ondan çıkarır.

Mesela güzel bir ilişkiniz vardır ve küçük bir tartışma yaşarsınız bu kızgillerden bir arkadaşınız vardır ve ona anlatırsınız…

Kanayan Yaramız: Evliliği

Hemen başlar konuşmaya, ‘neeeeee sana nasıl karışır yaaaaaa bu gün buna karışan yarın her şeyine karışır, siz aptalsınız. Ben asla izin vermem, siktiret onu, senin kafan yok gerçi sen bırakmazsın’ vs vs sallar bunlar size, siz olayın böyle olmadığını falan asla anlatamazsınız. Sonra şöyle bir olay gelişir, atıyorum lise grubunuzla görüşeceksinizdir yani kızlı erkekli, bu kızda gelir ama der ki -beni sakın fotoğraflarda etiketlemeyin. Dıdıı dıdııııın neden? Kocam bilmiyor, gerek yok etiketlemeyin. Çünkü bunlar sırf o nikahta eveti almak için kendilerini adamın robotu yapmışlardır ammaa söz konusu siz olunca mangalda kül bırakmazlar.

Her şeyin başı eğitim kızlar!

Kanayan Yaramız: Evliliği

Kendimizi eğitelim, yılmayalım, çevremizdeki kadınları da eğitelim.

Koca ile vasıf kazanılamaz, bunu öğrenelim. Birine nikah bağıyla bağlı olmak ondan ölüm gelse kabul etmek değil, algılayalım. Gerçek mutluluk hissedince güzel, gösterince değil sindirelim. Para iyi bir araç ama amaç olmamalı, öğrenelim.

En önemlisi birlik olalım!

Kanayan Yaramız: Evliliği

Sesi çıkmayanların sesi olalım. Kendimizi ve hiç bir canlıyı şiddete teslim etmeyelim. Sonsuza dek mücadele edelim.
Bence biz birlikte süperiz kızlar!

Hellö, Kalabalıkların kalabalığı İstanbul'dan uuuuuppuzaklara çok uzaklara sesleniyorum: burası benim dünyam! Hoş geldiniz efendim :)